Take a fresh look at your lifestyle.

“Gök Girsin Kızıl Çıksın” ne demek?

0 418

Sayın Bahçeli, MHP’nin “Millî Duruş, Şühedâya Vefâ, Millete Bekâ” 12.
Olağan Büyük Kurultayında yaptığı konuşmasında da dillendirdiği “gök girsin, kızıl çıksın” ne ola ki?

“Deniz gibi dalgalanan Alsancak’a and olsun..!
Dokuz kat göğe, yedi kat yere and olsun..!
Çekildiğinde kılınca, gerildiğinde yaya, uçduğunda ok’a and olsun.
Damarımdaki kan’a, yaşayacağım yaşa and olsun..!
Kuşanacağım kılınç, kınından yalnız töre için sıyrılacak.
Yayım, yalnız töreyi bozana gerilecek.
Atım dört yöne töreyi taşıyacak.
Töreyi bozarsam kendi kılıncıma çertileyim, kendi okuma vurulayım ki, yaşadıkça töreden, yasadan, buyrukdan ayrılmayacağım.
Ayrılırsam gök girsin, kızıl çıksın.”

Özetle belirttiğimiz yukarıdaki sözler eski Türklerden kalma bir yemin şekli..!
Eğer sözümde durmazsam, bu kılıç bedenime girip kanıma bulanıp çıksın anlamında.!
İslamiyet öncesi Türklerin özgün ve epik sözlerinden.
Nihal Atsızın;
“Bozkurtların ölümü, bozkurtların dirilişinde” sıkça bahsettiği bir yemin biçimi.!!!
Ozan Ünsal’ın;
“Kan koksun” şarkısında ifade etmeye çalıştığı,
Mustafa Öcal ve Oğuzlar grubunun yahşi eserinde belirttiği .!

Selâm nûrlu sabâha,
Gök girsin kızıl çıksın..!
Selam kutlu dergâha,
Gök girsin kızıl çıksın.!

Gururumu satarsam,
Türklüğe su katarsam,
İte kemik atarsam;
Gök girsin kızıl çıksın..!

Terlemezse göynekler,
Sürçerse ak toynaklar,
Yüz bulursa oynaklar;
Gök girsin kızıl çıksın..!

Kur’ân devâ her derde,
Düsdûrluk her dertlerde.
Sırt dayarsam nâ-merde;
Gök girsin kızıl çıksın.!

Anayurt Tanrı dağı,
Hâzırlansa hep yağı,
Terkedersem başbuğu;
Gök girsin kızıl çıksın.!

Yürümezsem hak yolda,
Erimezsem hak yolda,
Çürümezsem hak yolda;
Gök girsin kızıl cıksın..!
Gök girsin kızıl çıksın..!

Başka bir deyişle de
“kök girsin kızıl çıksın'”.!
Dede Korkut Oğuz namelerinde Alpler’in andiçme çeşitlerinden biridir.
Burada bahsi geçen “kök” cengaver Türk boylarının “kıngırak” dedikleri kılıcın “kök”üdür. Bu sebeple kutsal saydıkları bu “kıngırak” üzerine and içerlerdi.

“Gök girsin kızıl çıksın, yüce Tanrı’m tanıksın..!”
Bu andın söylenebilmesi için, söyleyen kişinin elinde o esnada keskin bir kılıç bulunmalıdır.
Ecdâdımız Orta Asya’da hayâtlarını ortaya koydukları büyük ülküler ve bağlılıklar için bu andı içerlerken kılıcı yürekden çekip,
“Gök girsin, kızıl çıksın” diyerek söz verirlerdi.

Geçtiğimiz yıllarda gösterimde olan “Kurtlar Vâdisi” dizisinde eline bıçak batırılan “Polat Alemdâr’ın kitâp üzerine yemini sırasında ağzından dökülen cümleleri hatırtlattı.
Şimdilerde ise: TRT-1’de yayınlanan “Diriliş Ertuğrul Gâzi” dizisinde Ertuğrul Gâzi ve Alplerinin dillerinden düşürmedikleri de bu değil mi?
Bu şekil söz veriş örfîdir.
Millî rûhu ve şahlanışı tetikleyen bir ritüel..!
Bir yönüyle kitleleri galeyâna getiren, coşkuya tavan yaptıran Osmanlı dönemindeki “mehter” benzeri ki, asla dinimiz, mukaddesâtımız,
inâncımız ve akâidimizle çelişmez.
Aksine tesânüdü, birlik ve berâberliği, hedefi ve menzîli göstermesi açısından katkı sunar.
İlâhî Kelimetüllâh hakkı içün “Hubb-i Vatân, min’el İmân” yolunda…!

Yusuf Zabun

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.